Geçenlerde katıldığım Ege Üniversitesi'nin eğitiminde çocuklarla nasıl konuşmamız gerektiğinden tutun da yeni doğan bebeklere yaklaşıma kadar birçok konuya değindik. Bu bilgiler beni çok etkiledi ve bugün bu yazımda bunlardan amatörce bahsetmek istiyorum.
Bebeklerimizle ve çocuklarımızla oldukça samimi ve sıcakkanlı bir tonda konuşmamız gereklidir. Eğitimde beni en çok şaşırtan bilgilerden biri de şu olmuştu: Diyelim ki 5-6 aylık bir bebeğiniz var ve yanında nasıl olsa anlamaz diyerek onu sözel etkileşimden mahrum bırakıyorsunuz. bu onun zihnindeki nöral devrelerin oluşmasını olumsuz etkiler. Ebeveyn ya da bakım veren tarafından sağlanan dilsel girdiler, karşılıklı etkileşim modeliyle işler. Bu, sık kullanılan sinaptik yolların güçlenmesini sağlarken kullanılmayan bağların elendiği "sinaptik budama" sürecidir. Yani bebeğinize nasıl yaklaştığınız onun zihnini şekillendirir. Bu nedenle bebek ve çocuklarımızla sözel iletişimimiz çok önemlidir, onun nasıl biri olacağını şekillendirir.
Çocuklarla Nasıl Konuşulmalı?
1. Göz Hizasına İnin
Çocuklarla konuşurken diz çökerek ya da eğilerek onların göz hizasına inmek daha doğrudur. Bu sayede çocuk, kendini daha güvende ve eşit düzeyde hissedecektir. Bu bulguyu kendi yeğenimde (3 yaş 2 ay) denediğimde daha önce ona bu şekilde yaklaşılmadığından önce şaşırdığını fakat daha sonrasında daha heyecanlı, mutlu konuştuğunu hissettim.
2. Aktif Dinlemek ve Duyguları Anlamak
Çocuklar genelde duygularını kelimelerle doğrudan ifade edemezler. Bu nedenle çok sevdiği bilekliği kırıldığı için ağlayan bir çocuğa "Ağlayacak bir şey yok." demek çok doğru değildir. Çocuğun derdi aktif bir şekilde dikkatlice dinlenmeli ve sonrasında onun duygularının anlaşıldığı ifade edilmelidir. Örnediğin bilekliği kırılan çocuğa "En sevdiğin bilekliğin kırıldığı için üzgünsün, seni anlıyorum." denmeli ve sonrasında sorunun çözümü için çocuğa alternatif çözümler sunulmalıdır. örneğin "İstersen bu bilekliğin yerine bir başkasını alabiliriz." demek gibi bir çözüm sunulabilir.
3. Sen Dili Yerine Ben Dili
Çocuğa sürekli ne yapması gerektiğini söylemek ya da eleştirmek yerine ona kendi duygularınızı ve sınırlarınızı açıklayın. "Sen yaramazsın!" demek yerine "Etrafı dağıttığında toplamak çok uzun sürüyor ve çok yoruluyorum." demeyi deneyin ya da ödevlerini yapamayan bir çocuğa "Sen tembelsin!" demek yerine "Ödev yapmaktan hiç hoşlanmıyorsun, değil mi?" demeyi deneyin.
4. Net Cümleler
Çocuklar uzun nasihatleri anlamakta bizim kadar becerili değillerdir ve dikkatleri çok çabuk dağılır. Bu nedenle onlarla iletişimimiz genelde soyut ve net olmalıdır. Bu durumu yine kendi yeğenlerimde çok gözlemledim. Aile fertleri onlara uslu bir çocuk olmanın faydalarını uzun uzun anlatırken onlar anlamıyormuş gibi ya da bir uzaylıyı dinliyormuş gibi bakıyorlardı çoğu zaman. Bu nedenle oyuncakları etrafa fırlatan bir çocuğa düzenli olmasını uzun uzun anlatmaktansa isteğinizi "Oyuncaklarını kutusuna koymanı istiyorum." gibi bir cümleyle belirtmek çok daha faydalı olacaktır.
5. Sorumluluk Vermek
Çocuğa seçenekler sunarak sorumluluk vermek onların özerklik duygusunu besleyecektir ve daha özgüvenli olmalarını sağlayacaktır. Çocuğa "Yemeğini yiyeceksin!" demektense "Bu akşam yemekte çorba mı istersin erişte mi?" gibi seçenekler sunmak çocuğun özerklik duygusunu besler. Kendimce bir eleştiride bulunmak istiyorum. İllaki sağda solda çocuklarına "Ama o kendi yiyemez, döker." diyen ya da "Ama o market poşetlerini taşıyamaz, düşürür." diyen ebeveynler illaki görmüşsünüzdür. Bunun çok doğru olmadığını ve başarısız olma pahasına hiç sorumluluk almayan çocuğun ileri yaşlarında, özellikle okul çağında, daha da zorlanacağını düşünüyorum.
Tüm bu maddeleri Ege Üniverisitesi'nin sağladığı ücretsiz eğitim sayesinde yazıyorum ve bunlar beni en çok etkileyen maddeler. Görüldüğü gibi çocouklarla nitelikli ve sağlıklı bir iletişimde bulunmak sadece bugünü kurtarmaz, geleceği de adım adım inşa eder. Bir bebeğe ya da çocuğa yöneltilen her kelime onun minik zihninde sizin bile tahmin edemeyeceğiniz yeni farklılıklara yol açabilir. Umarım hepimiz bunun bilincinde olur ve her daim onlara hak ettikleri gibi davranırız. Okuduğunuz için teşekkür ederim. :)
Blog
Genel
Çocuklarla Nasıl Konuşulmalı?
Ceylin Kavakoğlu
Öğrenci Yazar
7 Temmuz 2026
Görüntülenme
142
Yazar Hakkında
Ceylin Kavakoğlu
Ondokuz Mayıs Üniversitesi 3. sınıf psikoloji öğrencisiyim. Klinik Psikoloji ilgilisi ve Nöropsikoloji tutkunuyum.